21 Ekim 2007 Pazar

âvâzeyi bu âleme dâvûd gibi sal, bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

eveet dostlar, tevriye benim en sevdiğim sanattı lisedeyken, bugün başka bi ödev yaparken aklıma geldi. evet edebi sanatlara takım, kendime de taraftar muamelesi yapığım doğrudur. fakat severim ben edebiyatı, istiklal marşına karşı özel bi his beslemesem de "ulusun korkma nasıl böyle bir imanı boğar"daki sözcüklere hükmedişe saygı duyarım, bazılarına hayran oluveririm, insan zekasının sergilenme gücüne şaşarım ve bakakalırım giden geminin ardından atamam kendimi denize, dünya güzel yazmak zor..:)

20 Ekim 2007 Cumartesi

anne ben blogger oldum

sevgili blog,
bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için teşekkür ederim.
hööö, çok komik!
aman da aman, gecenin bi vakti espride mi yaparmışım ben..
bilgisayarın saati 02.46yı göstermekte. bana uygun görülen tabirle "gece yatmak sabah kalkmak bilmeyen" yapım bu aralar haddini aşmakta, sınırlarını zorlamakta, naçiz bedenim nasıl olduğunu anlayamasam da bu tempoya uyum sağlamakta. okul başlayınca bütün dersler öğleden sonra, artık geç kalmam, her şeyi düzenli düzenli yaparım, ne güzel diye düşünmekle ne büyük bir densizlik yaptığımı şimdi anlıyorum. ya da kendini bilmezlik mi demeli... her gün yarın erken kalkıp şunu yaparım diyorum ve o gün 12 sularında gözlerimi güç bela açıyorum. durum böyle olunca ancak derse yetişebiliyorum. velhasılıkelam bu akşam da "hadi ben bi blog açayım" diyerek lüzumlu olan işlerimi yapmamak adına bir bahane daha edinmiş bulunuyorum. herkese hayırlı olmasını dilerim.

burdan tüm sevenlerime merhaba diyor, ilim ilim bilmektir diyerek hollandadaki, ingilteredeki, ve aslında dünyanın dört bi yanındaki el oğullarında sürçi lisans eden arkadaşlarıma sevgilerimi gönderiyorum. Ne varsa bu uzaklarda...