kendisi halukçuum olur diye demiyorum ama her zamanki gibi süperdi. vahidenin onun yanında döktürmesini beklemek bize düşmez ve fekat beklediğimi veremedi bana. bazen yapay geldi. bazen de lisa, olması gerektiğinden fazla türktü ses tonuyla. yani "amaaaan gillescim ilahi" demese de, bunu söylercesine ve sanki bir istanbul masalında oynuyomuşçasına tonlandırdığı cümleler yok değildi.
oyunun kendisine gelinceee... halukçuumun çok sürükleyici ermişler ya da günahkarlar oyununda uyuyabildiği için tiyatro hakkındaki görüşlerini sorguladığım bir arkadaşım bu oyunu izlediğinde evliler için daha uygun olduğunu söylemişti de pek itibar etmemiştim, ama bugün ona katıldım. yani muhtemelen evli olunca oyundaki benzetmeleri daha çok içselleştirebiliyordur insan. bizse yaşadığımız naçizane ilişkilerimizi düşünüp "herhalde .... olunca bu oluyodur", "..... da buna benziyor aslında" gibi kıyaslamalara girişebiliriz. yine de ilginç olan şu ki ben gerek "erkekler şurdan kadınlar burdan" ya da "kadınları/erkekleri anlamak" ve benzeri ilhan uçkanı ilgilendiren konulardan ve kitaplardan haz etmeyen biri olarak bu oyunu iyi kurgulanmış ve izlenmeye değer buldum.
zaten halukçuum oynar da ben izlenmeye değer bulmazmıyım:)
29 Kasım 2007 Perşembe
haluk geldi:)
bir yazının daha sonuna geldik. -
leylaaaa
saat
00:25