08 Kasım 2009 Pazar

çok depresif görünen bi yazı oldu, yani o kadar da değil aslında

hastayım. yeni hayatıma başlamak üzereyim. hastalığım bitsin, başlıycam.

hastayken yeni hayatımın acaba nasıl olacağı üzerine sorular geliyor aklıma, ama cevap vermeye halim yok. halim olsa da veremem zaten. ben de bilmiyorum. şimdilik aklıma gelen soruları yeni hayatımın da iyi olabileceğini, korkacak bişey olmadığını söyleyip geçiştiriyorum. soruları ben soruyorum. tatmin etmeyecek geçiştirmeleri ben yapıyorum. insanın kendi kendini geçiştirmesi işte böyle bir şey.

hastalığım epey geçti aslında. ama tam geçmeden ankaraya dönmem annemlerce engelleniyor. bu engellemeyi haklı bulmak işime geliyor. dönünce bana sıkıntı veren bir tezle tam anlamıyla baş başayım. dönmeden tezle birbirimize ısınmamız lazım, yoksa birlikte yapamayız.

dönünce birçok şeyle başbaşayım. hiçbiri insan değil.

03 Kasım 2009 Salı

bazı zamanlarda

sevdiğim insanlarla ayrı şehirlerde yaşamaya fazlaca sinirleniyorum.
yeteeeeeer diye bağırmak istiyorum

da

kime bağırayım.

evlenmek

gün geliyor ablanız sizinle değil de elin oğluyla yaşamaya başlıyor.
hayatının geri kalanını sizinle değil de eskiden hiç tanımadığı bilmediği dolayısıyla sevmediği başka biriyle geçirecek.
oysa bebeklikten beri sizinle.
sizi doğduğunuzdan beri seviyor.
birçok ortak yanınız var.
bi kere ebeveynleriniz aynı.
birbirinize benziyorsunuz.
yıllarını sizinle birlikte geçirmiş.
yani ondan çok önce siz varsınız.
o gelirken siz dönüyosunuz.
ama yok.
alakasız biri gün geliyor sizden daha iyi bir pozisyona geçiveriyor.
ablanızla sizden daha çok vakit geçiriyor.
sizin yerinize o ablanızla aynı evde kalıyor.
ablanızı her gün siz değil o görüyor.

büyük haksızlık.
hem de çok.

12 Ekim 2009 Pazartesi

terenenen nerenennen terenennennennenni yar

aceba bir bütün günü verimli geçireceğim zamanlar da gelecek mi?
hayır bugüne kadar okulu bi şekilde idare ettim hadi de, işe girince canım istemiyo diye işten de kaçamam herhalde.

büyümek zor bişi. ben büyümeyi kafamda oturtamıyorum. büyümeyi istediğimden de emin değilim. sadece yaşla büyünmüyor. (freud'um zaman zaman). kafamdaki türlü problemi çözmeye de - derse olduğu gibi - üşendiğimden internetten dizi izlemek daha kolay geliyor. başkalarının hayatlarını izlemek kendi hayatını yaşamaktan daha basit sanki. kendi problemlerindense onların problemlerinin çözülmesi de öyle.

02 Ekim 2009 Cuma

ey sample!

beni uğraştırmadan neden o şeyi şık diye aldığınızı söyleyin.
şöyle söyleyin mesela: çünkü iş ortamında bu benim imajıma imaj katıyo, beni karizmatik gösteriyo.
bi de ne dediğinizi anlamakla uğraşmıyım.

01 Ekim 2009 Perşembe

tez

Value is what makes a product meaningful for its user.
Leyla Bosch

30 Eylül 2009 Çarşamba

monty hall problemini de anladım başım göğe erdi

Var mısın yok musun araştırırken araştırırken monty hall diye bir olasılık şeyinden haberdar oldum. böyle ilüzyon gibi ama değil falan. kendimce anladığımı da sanıyor bunu da bir adım daha ileri götürerek kendi anlama biçimimle bir de ben anlatıyorum. çok zevkli yahu:)

Önce problem:
Bir yarışmada 3 kapı var, ikisinin arkasında keçi birinin arkasında araba var. ben bir kapı seçiyorum. bundan sonra sunucu monti bana arkasında keçi olan kapılardan birini açıyor. bu noktada kendi kutunla devam etmek mi mantıklı, diğer kalan kutuyu seçmek mi? bir kutuyu elediğimiz için, yüzde elli ihtimalle araba benim seçtiğim kapıda, yüzde elli ihtimalle kalan kapıda, o yüzden tercih değiştirmek fark ettirmez şeklinde bir durum oluşması beklenirken aslında öyle olmuyor(muş).


Şimdi benim anladığım mantık:
Aslında durumun kapı sayısıyla ilgisi yok. 3 tane de 100 tane de olabilir. Ben bir kapı seçiyorum. Diğer keçili kapıları Monti açıyor ve 1 kapı bırakıyor. Kaç kapı olursa olsun sonunda iki durum var.

1. Monti bana arabalı kapıyı bırakacak. Bu hangi durumda olur? Ben keçili kapıyı seçmiş olucam. (Başta 3 kapı olduğunu var sayarsak) Ben seçimimi yaptığımda bir kapı elenmemişti, 3 kapı vardı. Keçili kapı seçmiş olma ihtimalim 2/3. n kapı varsa da n-1 /3.

2. Monti bana keçili kapıyı bırakacak. Bu hangi durumda olur? Ben arabalı kapıyı seçmiş olucam. Ben seçim yaparken 3 kapı varsa, arabalı kapı seçmiş olma ihtimalim 1/3. n kapı varsa 1/n.

Sonuçta montinin bana arabalı kapıyı bırakma olasılığı, keçili kapıyı bırakma olasılığından daha yüksek. O zaman ben tercihimi değiştiririm.

Hıh.